19 Kasım 2009 Perşembe

Yarın büyük gün..
Sabah 10:00'da Ozan'ın operasyonu..

"Sen gelmeyeceksiiiiiiiinnnn.... şeklindeki tüm söylenmeleri, "Geliyorum, tartışma bitmiştir!" şeklinde püskürttüm ve şimdilik sükunete erdi evin içi :P

Tamam serde erkeklik var, cengaverlik var biliyorum ama birinin de gelip cerrahla makul bir konuşma yapması gerekiyor di mi ? Önce bir ikisini aldır bakalım, diğer ikiye Allah Kerim..


Dua bekleriz sayın okur..
İnşaallah kolay ve ağrısız -ya da en az acıyla diyelim- atlatırız bu süreci..


( Bu arada, merak eden arkadaş için yazayım, ben dolgumu Fatih Üniversitesi Hastanesi'nde, Çankaya binasında yaptırdım.. Dişçi, Merve hanımdı.. SSK anlaşması olduğu için muayene, dolgu artı diş taşı temizleme hepsi 12 TL tuttu, gerisini sağolsun SSK ödeyecek.. Başka yerlere dünya kadar para ödemeyin yani.. Ben orayı kesinikle tavsiye ederim.. Randevu sistemiyle çalışıyorlar ama, gitmeden mutlaka aramak gerekli..)

17 Kasım 2009 Salı

Yaklaşık üç yıldır ertelediğim şeyi yaptım bugün..
Gittim ve bir dişçinin koltuğuna oturdum titreyerek !!
Nurtopu gibi bir dolgum var artık :P

Tıbbi müdahale fobim olduğu için - kan aldırıken bile fenalaşn bir tipim maalesef, nasıl doğum yaptıysam ! - kesin bayılırım diye şartlanmıştık Ozan da ben de ama sonuç korktuğum gibi olmadı Allah'a şükür.. Birincisi, dişçinin eli gerçekten çok hafifti.. İkincisi iğne çok etkiliydi ve hiç ama hiçbir şey hissetmedim.. Üçüncüsü ise Ozan'ı düşünmekten kendi derdimi unuttum ve olaya konsantre olamadım ( :P ) diyebilirim..

Ozan'ı düşünüyordum çünkü dişçi hanım muayeneden sonra filme gönderdi bizi gözden kaçan bir arayüz çürüğü falan var mı diye.. Bende zaten bariz çürük vardı ama Ozan'da görünmüyordu.. Ama derdin büyüğü ondaymış.. Filmler bir geldi, doktor bile şaşırdı.. Tam dört tane gömülü yirmilik dişi var ve ikisinin pozisyonu çok kötü.. Eti yaramadığı için zaten dışarı çıkamıyor ya bu yirmilik dişler, bunlar hem çıkamamış hem de çıkış yönünü değiştirmiş.. Resmen diğer dişlere doğru gelişmişler, yani şunun gibi -ıııııııı- , iki yandan alt çenedeki tüm dişleri sıkıştırıyorlar.. Ayrıca enfeksiyon olasılığı da varmış..

Sonuç: Hepsi alınacak !!

Amerika'ya gitmemize çok az bir süre kaldığından belki de dört beş aya yayılması gereken bu işlem bir günde olacak.. Daha doğrusu cerrah iki iki almayı teklif etti ama Ozan aynı gün hepsinin alınmasına dayanabileceğinde ısrarlı.. Ben cerrahtan yanayım, bakalım ne olacak son durum Cuma günü :(( Bir taraftakiler alındıktan sonra diğer taraf için ağzını açacak mecali kalacağını sanmıyorum.. Aldıran arkadaşlardan biliyorum çünkü nasıl birşey olduğunu.. Resmen dikişli, ağrılı ve zor bir operasyon..

Rabbim yardım eder inşaallah, hem ona hem bana.. Eğer hepsi alınırsa yaklaşık bir hafta on gün pek birşey yiyemeyecek çünkü.. "Ödem ve enfeksiyon olur.." dedi cerrah.. Ayrıca ağrıdan dolayı çiğneyemeyecek hiçbirşey.. Gerçekten üzülüyorum ve korkuyorum..

Ama bunda da vardır bir hayır diye düşünmeden edemiyorum - daha doğrusu edemiyoruz.. Belki oralarda daha büyük işler açılacaktı başımıza.. Gitmeden burada hallettirmek en güzeli..


Günün eğlenceli olayı ise, bu hengamenin arasında Ozan'ın ünlü olması oldu :P

TRT çekim yapıyordu biz muayene olduğumuz sırada ve Ozan'la da ufak bir röportaj yaptılar dişçi koltuğunda.. "Bayramda rahat rahat et yiyebilmek için diş bakımı yaptırdığını" söyledi muhabirin manipülasyonuyla :)) Pehhhhh :P


........................



Çok hoş bir sayfa buldum linkten linke gezerken..
Dekorasyona ilgisi olanlara bir göz atmalarını tavsiye ederim.. Hoş ayrıntılar ve fotoğraflar ekleniyor hergün..

Aşağıdaki fotoğrafı da oradan aldım..

Tam hayalimdeki yatak odası..
Aydınlık, sade, işlevsel, huzur verici ve ayrıntı olarak da yatak yüksek değil, Japon tarzı, yere yakın.. Umarım böyle bir odam olur Amerika'da..


Bu da bir tasarım harikası bence..
Eski bir valizi böyle değerlendirmenin herkesin aklına geleceğini sanmıyorum..
Ve böyle sıradışı fikirlere bayılıyoruuummmmmm :))



........................



Bu da Martha Stewart'ın sitesinde gördüğüm bir atkı-boyunluk..
Vaktim olsa ince bir yünle kesinlikle örerdim..

Çok şık durmuş.. Sizce?



....................



Sevgili Meltemle aynı süreçten geçiyoruz bu aralar.. Onlar da yeni bir iş, taşınma ve yeni bir hayat telaşında, biz de.. Bir diğer ortak nokta ise, taşınmaya gerçekten tepki veren, kaygılanan bebişlerimiz.. Yusuf sürekli "Peki oyuncaklarım noğğlcak?" diye soruyor bana.. "Yatağım noğğlcak? Kitaplarım noğğğlcak? Beni nerede beklicekler?" Ben de dafalarca ama defalarca herşeyimizi babaannesinin evine taşıyacağımızı ve bizi uslu uslu orada bekleyeceklerini anlatıyorum gözlerindeki endişe geçene kadar..

Son sorusu ise evi nasıl taşıyacağımızdı.. "Kesip kesip mi taşicaz evi anne?" diye sordu bana :)) Çok büyük ya, ufaltırsak daha kolay olur tabii taşımak onca eşyayı :P

Aşağıdaki yapraklar Meltem'den esinlenme.. Gideceğim yere birkaç yaprak götüreceğim ben de.. Kuruyorlar şu anda..

Can çekişen yaprak..


Onun kadar becerikli olmadığım için bir tablo yapamayacağım ama zar zor eleye eleye götürmek için seçtiğim birkaç kitabın içinde gelecekler benimle birlikte..


Hoşçakalın.. Ve bize dua etmeyi unutmayın olur mu?