Evet yaşasın misafirler..
Çünkü kendimi yine eski günlerdeki gibi hissettim, evim tertemiz oldu, güzel güzel ikramlar hazırladım.. Ozan'ın yardımlarını da unutmamak lazım tabii.. Dün bütün akşam boyunca onun kucağındaydı Yusuf Aslan.. Ben bir o tarafa bir bu tarafa koştururken onlar da oynaştılar baba oğul..
Tüm bu hazırlık bugün bebeğimi görmeye gelen komşularım ve ev sahibim içindi..
Hazırladığım ikramlardan en çok alkış alan tahmin ettiğim gibi bu "lezzet topları" oldu..
Peki bu lezzet topları nasıl yapılıyor? Çok kolay.. Bir adet bol hindistan cevizli ve kakaolu kek yapılır. Daha sonra bu kek BİM'den alınan "Peripella" isimli kakolu krema ile yoğurulur. ( kek sertse biraz süt eklenir ) Sonra yoğrulan karışım elle top top yapılıp üstüne hindistan cevizi serpilir.. Yiyen herkes bayıldı, benden söylemesi.. - Bu tarifi, iki üç gün durup bayatlamış kocaman bir keki ne yapacağımı kara kara düşündüğüm bir akşam uydurdum :) Kekin tarifini de isteyen olursa veririm -
.............
Anne ve bebişi'nin hediye ve broşürlerini görünce çok özenmiş, "Ne kadar güzel şeyler, keşke burada da her hastanede verseler." demiştim.. Bugün ev sahibim gelirken bana bunları getirdi..
Böyle minik hediyeleri özellikle küçücük ambalajlarından dolayı çok seviyorum. Mesela bu şampuanlar yolculuk için ideal..
Yanlız acayip bir durum var çünkü ben bu hediyeleri kimin gönderdiğini bilmiyorum.. Paketin üzerinde kişi adı yok. "............." dağıtım diye bir adres ve adını daha önce hiç duymadığım bir şirketin adresi var..
Şu anki ev sahibim, eski yan komşum. Bugün eski eve kargo gelmiş ve -doğal olarak- beni o evde bulamayınca onun kapısını çalmışlar.. "Kuaybe hanıma gelmiştik" demişler, o da "Burada oturuyordu ama taşındı, ben kendisine gidip geliyorum, bana bırakın." demiş. Adamlar da "Doğum yaptı mı?" diye sormuşlar. "Evet" cevabını alınca da paketi bırakıp gitmişler.. Tanımadığım birileri beni yakından tanıyor anlaşılan.. Hatta "Yeni adresini bize bildirsin, diğer hediyeleri oraya götürelim. " diye de sıkı sıkı tembihlemişler.. Üye olduğum bebek sitelerinden birisi mi acaba bunları yollayan? Ama ben hiçbir yere adres bırakmadım ki.. En iyisi yarın paketteki numarayı arayıp işin aslını öğrenmek..
Bu arada "Keşke o an Allah'tan başka bişey isteseymişim!" diye düşünmedim de değil.. Şöyle güzelinden, otomatik vites bir araba mesela :) Küçük olsa da farketmez, bebecikumla ikimiz sığsak yeter.. (Buradan bu gizli firmanın yetkililerine duyrulur )
...............
Minik paşa dün uzuuuun bir televizyon keyfi yaptı.. Yaklaşık 10-12 dakika :) Sonra sıkıldığını gayet açık bir şekilde belli etti ses tellerinin de yardımıyla..
Immmm... Ne seyretsem acaba? Bu satte de hep kadın programları var be kardeşim !..
...........
Vee günün son fotoğrafı..

Bu görüntü beni alıp taa Gaziantep'in dar sokaklarına, tek derdimizin "en hızlı kimin kayacağı" olduğu günlere götürdü.. Mahalledeki çocukları kartondan bozma kayaklarıyla gülüşe oynaşa kayarken görünce dayanamadım, çektim :)