Ajans son haberleri geçmekte etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ajans son haberleri geçmekte etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Mayıs 2007 Cuma

Duyduğuma göre bugünlerde hayranlarım (!) anneme "Yusuf'u özledik, fotoğraf koy artık, neler yapıyor bücürük?" diye gerek telefon, gerek mail, gerekse yorum yoluyla baskı yapmaya başlamış.. Ama zavallı anneciğim bugün çok yorgun ve uykusuz.. İki gecedir onu her saat başı ve çığlık atıp yüreğini ağzına getirerek uyandırdığım için pili bitmiş durumda..

O şimdi beni uyuyor sanıyor... Ben en iyisi başlayayım neler yaptığımı anlatmaya..

Bugünlerde çok hareketli, çok yaramaz ve çok şirinim.. ( hih hih hii ) Annem "ateş parçası" diyor bana.. Ne oturuyor ne yatıyorum.. Sürekli hareket etmek ve birşeylere uzanıp karıştırmak istiyorum. Emekleme çabalarım da son sürat ilerlemekte.. Annem beni yere yüzüstü yatırdığında göbişimin üzerinde kendimi öne öne ittiriyorum.. Eğer yakınımda tutunabileceğim sağlam birşeyler varsa ( örneğin koltuk ya da annecikimin dizleri ) ona tutunup ayağa kalkmaya çalışıyorum.. Dün de annem beni yere yatırıp ayımı da koltuğun üzerine yakınıma koydu. Tek kolumun üzerine olanca kuvvetimi verip yukarı uzandıııımmm, uzandıııımmm ve ayıcığımı aldım nihayet :)) Anlayacağınız bu aralar faaliyet çok bende.. Büyümek kolay değil tabii..

Önceden anneme "Hepimiz çocuk büyüttük, abartıyorsun sen" diyen babaannem bile pes etti sonunda.. Gitmeden önce anneme "Haklısın, bu çocuk tek başına bakılacak, zaptedilecek gibi değil!" dediğini duydum..

Neyse.. Fotoğraflara geçelim..

Annem bana ısrarla birşeyler yedirmeye çalışıyor bugünlerde.. Çok az yiyip çok fazla hareket etmeye devam edersem büyümek için enerjim kalmayacağını düşünüyor.. Ben de o yedirdikleriyle kıyafetlerimi boyayarak intikam alıyorum ondan :)) Misal, boynumdan göbişime inen bu çilekli yoğurt en son çalışmam ( ehe ehe ) ..


Kendime çok eğlenceli bir iş buldum bugünlerde.. Annem iş yapmak için mutfağa gittiğinde beni de yanına alıyor artık.. Kesinlikle mama sandalyemde oturmak istemediğim ve oturttukları zaman da alt komşumuzun bile çok rahat duyduğu çığlıklar attığım için yere bırakıyor beni.. Eee, artık düşmeden de oturabiliyorum yaa.. Ben de popişimin üzerinde kaya kaya ya da yere yatıp döne döne çekmecelerin yanına gidiyorum ve onları açıp içindekilerle oynuyorum!

Bunu ilk yaptığımda annem beni görünce ufak bir hayret çığlığ attı.. Ben bana kızacak sanırken o koşa koşa gidip kamerayı aldı ve büyük bir zevkle çekmeceyi karıştırmamı ve pirinçleri dağıtmamı çekti.. Alem bu kadın yaa.. Ne var bunda sevinecek.. Daha ne numaralar yapıcam ben ona bir bilse :))



Annem beni mama sandalyesine oturttuğunda biraz sakin durabiliyorum aslında.. Ama bunun için şartlarım var.. Ya sol tarafımdaki portakalı farkedip onunla konuşmam lazım ya da elime yırtacak birşeyler vermeleri lazım.. Başka türlü atılmıyor o küçücük yerde ve üstüne üstlük kemerle sıkıca bağlanmış halde oturmanın stresi ..





Annem beni yere oturttuğunda altıma bu çarşafı seriyor bazen.. ( Annaneciğimin hediyesi, ne de şeker di mi ) Ben de zebraları, eşşekleri yakalayıp tutmaya çalışıyorum bazen.. Onları oyuncak zannettiğim için annem çok gülüyor.. Ne yani, göz yanılması olamaz mı? Aynı oyuncaklarıma benziyorlar n'apiim.. Sanırım bende boyut algılaması tam gelişmedi daha :))



Bugünlerde bir diğer merakım da yatağımın altını keşfetmek.. Annemin şaşkın bakışları altında kafamı "küt küt" diye vura vura giriyorum yatağın altına.. Ama henüz nasıl çıkabileceğimi keşfedemedim.. Allahtan annem var.. İlk çığlıkta koşuyor yardıma :))



Uyku sistemimizde de değişiklikler var bu ara.. Annem artık beni gündüzleri babaannemle birlikte aldıkları bu salıncakta uyutuyor.. Daha doğrusu orada uyumaya alışmamı sabırla bekliyor.. Kolay kolay pes etmem aslında ama "bir aşağı, bir yukarı" derken benim de içim geçiyor sonunda.. Yenik düşüyorum uykuya :))
Bu arada aşağıdaki pozisyonum doğaldır.. Fotoğraf çekmek içim annem tarafından hiçbir müdahale yapılmamıştır.. Evet, biraz keyifciyim sanırım.. Öyle dümdüz, kaılp gibi uyuyamıyorum..



Veeee.. Son olarak da bir park hatırası..
Annemle hergün uzun yürüyüşler yapıyoruz artık.. Allahtan çevrede farklı farklı birçok park var da hergün aynı yere gitmek zorunda kalmıyoruz.. Bakmayın fotoğrafta öyle uslu uslu durduğuma.. O an tam uyumak üzereydim.. Normalde sallanan ya da fırıl fırıl fırıl dönen abileri, ablaları görünce coşup çığlık çığlığa bağırıyorum ve kollarımı kuş gibi çırpıyorum.. Onlara doğru uçmak ister gibi..Annem anlıyor benim de oynamak istediğimi, "Tamam meleğim, birazcık daha sabret, büyüyünce söz seni getireceğim buraya, akşama kadar da gitmeyiz eve.." diyor bana..
Şimdilik sadece seyretsem de parka gelmek çok güzel..

İşte bu kadar..
Yarın doktora gidicez sekizinci ay kontrolü için.. Annem dönüşte yazar nasıl olsa tüm detayları.. Lafı fazla uzatmayalım :)) Sonraya da kalsın yazacak birşeyler..


Haa, bu arada haftaya babam İstanbul'a gidecekmiş yine.. Ben, annem kesin atlar "Bizde gelelimmmm" diye bekliyordum ama hiç niyeti yok gitmeye.. Biraz uslu mu dursam ne? Yoksa havaya uçacak güzelim tatil fırsatı :((