12 Ağustos 2009 Çarşamba

Haftasonumu iki kelime özetliyor galiba..
"Aşk" ve Lost" !!



Sizi bilmem ama ben, okuduğu kitabın, izlediği herhangi birşeyin insanın hayatını - ya da düşünce yapısını diyelim- tümüyle değiştirebileceğine inananlardanım.. "Aşk"ın da böyle bir etkisi oldu bende.. Henüz tamamını bitiremesem de - bitmesinde korkarak yavaş yavaş okuyorum çünkü- o kadar çok yerin altını çizdim ki.. Birkısmını buraya aktarmayı düşünüyorum hatta.. Kimbilir belki oğlum da ilerde kapağı pembiş diye okumaz bu kitabı -öyle yapan erkekler varmış :P - en azından annesinin altını çizdiği bölümlerden yararlansın :))

Bu arada evet, kitapla pek bi uyumlu olmuşum :P


........................



Aşağıda görmüş olduğunuz kek..



tam dokuz dakikada mikrodalga fırında pişmiştir!!

Tarifi çok basit, halihazırda yaptığınız kakaolu bir kek tarifini yarım ölçü yapıp çukur bir kaba döküyor ve fırını dokuz dakikaya ayarlıyorsunuz.. Ben pişince ters çevirip üzerine kaşıkla süt gezdirdim yavaş yavaş, yumuşacık puf gibi bir kek oldu.. ( Yanlız burada yine devreye mikrodalga fırın zararlı mı değil mi sorusu giriyor. Ben kullanıyorum ama hiçbir şekilde zararlı ya da zararsız olduğunu iddia etmiyorum.. Denemek isteyenler denesin ama sonra kimse, zararlıymış, niye bize önerdin bu keki demesin.. )


Tadı nasıl mıydı?
Enfesti :))

Aynı normal fırın keki gibi miydi?
Evet, aynen öyleydi :))

......................



Ne zaman ki akşamları artık ince de olsa bir hırka giyme ihtiyacı hissediyorum, biliyorum ki sonbahar geliyor.. Ne zaman ki market raflarına dizilmiş sıra sıra güllaçları görüyorum, biliyorum ki Ramazan geliyor..



............................



Çok imrendiğim şeyler var hayatta..



Onlardan birisi de böyle şirin, çiçeklerle bezeli pencereler..

............................



Geçen gece saat on ikiyi geçmesine rağmen hala uyumamak için direnen ve buna bahane olarak da patlamış mısırları ard arda ağzına götüren Yusufcuğa çıkıştım biraz:


- Ama olmaz ki annecim, her gece her gece aynı şey.. Uyumuyorsun, bir de üstüne yarım saattir şu mısırları yiyorsun, yeter artık dokunur bak..
- Ama anneeeeeğğğ, buyümek için yiyom ben onları..


Ay ne kötüyüm yaa.. Ben de çocuk uykudan kaçmak için beni oyalıyor zannetmiştim.. Meğer yüce bir amaç peşindeymiş :P



...........................



Bugünlerde yeni bir alışkanlığı var Yusufcuğun.. Durup durup aklına gelen kelimelerin ingilizcesini soruyor bize.. "Anne, masanın inkyiscesi ne?", "Babacim, ekmeyin inkyiscesi ne?"


Arada söylediklerimi soruyorum, biliyor bazılarını.. Demek ki sadece laf olsun diye sormuyormuş :P


Zaten bu sorular, dün sorduğu şu soruya göre cevaplanması daha basit olan sorular.. "Baba bu niye teleferik?"


Babasının verdiği "Sen niye Yusufsan, onlar da o yüzden teleferik.." cevabına verdiği "Hımm" tepkisi de cevabını aldığını gösteriyor zannımca :P


.........................



İki şeyi çok merak ediyorum:


Sümüklücüm doğum yaptı mı acaba?

Erikcim, sana nasıl ulaşabilirim?


Hoşçakalın, kendinize iyi bakın..


15 yorum:

SeiNeP dedi ki...

nasıl güzel bi kitaptır o ya Hu ...tek solukta okudum..çok cici bi rengi varr =) hatta erkek okurlarr serzenişte bulunmuşlar bizi bozar pembe renk falan diye,kül rengi de basılmış kitabınn ^_^ tabii benim tercihimm pembeden yana =) şu mikrodalgada kek olayınıı bende bi denemek istiyorum çok güzel gözüküyor gerçekten,ellerine sağlık ablacım :)

TUANA BERRA' nin annecigi ... dedi ki...

Bir solukta okudum Kuaybe'cim ellerine saglik:))
Kek harika gorunuyor.


Bende Ask yeni basladim:))daha baslardayim henuz.

Bu arada pembe kapak olayina takmis gercekten erkekler bir calisan arkadisimiza ismarladi esim Turkiye'den oda esim istiyor diye siyah kapaklisini getirmis:)))Aslinda ben o seker pembesine vurulmustum:(((
Neyse muhim olan icindeki:)))

Akilli bidik Yusuf cugu ve annesini opuyoruz cok,cok....

Himm bide gercekten Erik'cigi bende merak ediyorum.

Rana Eslem GULMEZ dedi ki...

bu kitabi bende ismarliyacagim artik turkiyeden, herkes guzel bahsetti merak ediyorum bende)sumuklu dogum yapti tesaduf bir arkadasinin blogundan okudum bende..sevgiler..

Ayşe dedi ki...

Irem dogum yapti, pazar gunu ogleden sonra. ben pazartesi gunu gormeye gittim hastaneye. ikisi de cok iyiydi sukur. Sali gunu de evlerine cikiyorlardi ben aradigimda... blogumda bu konuyla ilgili yazmistim.
ilk yorumumun boyle guzel bir sebepten dolayi olmasina da ayrica bir sevindim. sevgiler.

* ஐ * : ) STİL DİREKTÖRÜ ( : * ஐ * dedi ki...

Valla kuzum kek fotosuna bayıldım, lostu sevemiyorum Dexter favorim, ayrıca Mevlanaya olan aşkda bambaşkaydı keyifli okumalar canım.

Doğa dedi ki...

Ne kadar güzel yazıyorsun , samimi , içten..keyifle okudum. :)

Aşk kitabını da en kısa zaman da okumam lazım :)

Kuaybe dedi ki...

Seinepcim seni yeniden burada görmek ne güzel.. Hoşgeldin..

Yasemincim dedim ya belki Yusufcuk da okumaz pembe olanı, ben o yüzden alınıtı yapacağım :P Biz de küçük prensesi ve annesini öpüyoruz..


Eminecim ben sana göndereyim istersen canım.. Gelecek bir arkadaş var oralara.. Bana mail atar mısın adresini ?

Kuaybe dedi ki...

Merhaba sevgili Ayşe, sen de hoşgeldin.. İremle ilgili haber için çok teşekkürler.. Gerçekten çok merak ediyordum.. Az sonra uğrayacağım sana ayrıntılar için..


Stil Direktörü, sana ada kocaman bir hoşgeldin.. Uzun zaman oldu görüşmeyeli.. Keki denemeni tavsiye ederim, gerçekten harikaydı.. Sen seversin öyle pratik şeyleri, bilirim..


Merhaba sevgili Doğa, güzel yorumun için teşekkür ederim.. Sen de hoşgeldin buraya.. Fotoğraftaki o küçük prenses de kim? Uğrayıp bakayım bi..

YAVRU KUŞUN ANNESİ ANNEKUŞ(*YASEMİN*) dedi ki...

AŞK hakikaten harika bir kitap.

Okurken ben de bitmesini hiç istememiştm doğrusu.

Elif Şafak'ın diğer kitaplarını okumamıştım. Bunu da o kadar methettiler ki dayanamadım öylesine başladım. Ama şimdi alıp hediye ediyorum eşe dosta.


Erkeklerin durumu da gerçekten vahimmiş ya.
neymiş pembeymiş.... Hani nasıl güleceğimi bilemiyorum valla:) :) :) :) :)

Derya dedi ki...

*Lost'u son sezonda bıraktım, çok uzun ara verdiler adapte olamadım.
*Ben de severim çiçekli pencereleri.
*Kek çok güzel görünüyor.
*Yusufcuk da pek akıllı maşallah.
*Aşk'ı henüz okumadım ama okursam pembesinden okuyacağım erkeklere inat. :)

muko dedi ki...

şu kitabı okumak farz gibi oldu artık yav:)

yusufcuğun cevapları zaten süper

mikrodalga fırın alıcam dedim akşam kerdeşlerimle konuşuyorduk da zararlı ama dediler bende seni andım kuaybe kullanıyor bende alıcam bişey olmaz dedim haberin olsun:D

mucizenin annesi dedi ki...

canım buralardayım ben...mucizemi büyütüyorum..bir yaşında oldu bile..sadece blog yazamıyorum..ama okuyorum..mailim de cebimde hep açık..öpüyorum paşayı..
yabaneriği

Güneşligünler dedi ki...

Hem Aşk'ı hem de Lost'u çok severim. :) Lost'un son sezonunu sabırsızlıkla bekliyorum. Evet mikrodalga fırın zararlı ama kek çok güzel görünüyor. Yusufçuğun soruları ve aldığı cevaplara tepkileri süper ya, iyi ki paylaşıyorsun Kuaybecim. Bu arada benim öyle çiçekli pencerem yok ama balkonumda raflarım var, ve dışardan da görünüyor, olur mu ne dersin? :)

firdevs dedi ki...

bir an gozlerime inanamadim , donmussun :))) hatta yorumlara cevap yazan kuaybe geri donmuss yuppiii :)

Hamarat hanım dedi ki...

AŞK çok güzel bir kitap. Elif Şafak'ın "Siyah Süt" , "Baba ve Piç" kitabını da tavsiye ederim.
Bu arada Yusufçuk harika ya:)