6 Nisan 2008 Pazar

Bu satırlar, Yusufcuk uyuduktan sonra, gözlerimden uyku akmasına rağmen ayrıntılar unutulmasın, sevenler merakta kalmasın diye yazılmış satırlardır.. Çok kıymetlidir, biline :P

İstanbul'a sağ salim vardık çok şükür ve anneanne-dede-dayı ilgisiyle pek bir memnunuz halimizden.. Bir de evdeki "pitta pitta" var tabii ama o hain kediyi bu akşam zor kurtardılar elimden.. En son anlatırım neden olduğunu..

Yusufum çok mutlu elhamdulillah.. Geldiğimiz ilk sabahtan beri geziyor ya da evimizde sevdiklerimizi ağırlayarak vakit geçiriyoruz.. Hem farklı bir ortamda olmak hem de sürekli ilgilenilmek çok mutlu etti onu.. Tabii ben de onun peşinden daha az koştuğum için mutluyum :)) Yüküm biraz hafifledi sanki.. Yaramazlıklar hız kesmedi, son gaz devam ama en azından dadı sayısı arttı :P

............................

İlk akşam, en büyük dayımız geldi ailesiyle.. Hala kuzusu büyümüş, kocaman olmuş maşaallah.. Annemle babamın sevincine diyecek yoktu o akşam.. İki torun bir arada, hangisini öpeceklerini şaşırdılar :)) Annem, birine "gel anneannem" ötekine "uyu babaannem" diyor.. Kardeşim birini "gel dayım" ötekini "ağlama amcam" diye seviyor.. Durumu değişmeyen sadece babamdı galiba :))

Yusufcuk başta çok mutlu olsa da Mirza'yı gördüğüne, sonradan çok kıskandı.. Geçen sefer ben defalarca kucaklamama rağmen hiç tepki göstermemişti ama bu sefer hiç kucaklatmadı bana "poğaçamı".. Biz "Mirza" dedikçe o da "Miğtaa" dedi durdu ama iş sevmeme gelince ona müsade etmedi küçük paşam :)) Bu aralar çok sık olduğu gibi, bir kez daha Yusufcuğun iyice büyüdüğüne karar verdim.. Annesini kıskanmayı biliyor artık..

Bu kıskanma meselesi yemek yeme konusunda işe yaramasa da ( Mirza -maşaallah- ağzına doğru yaklaştırılan herşeyi lüplettikçe Yusufcuğu da oturttuk karşısına belki yer diye ama olmadı ) uyku konusunda yaradı galiba.. Dün Mirzayla beraber uyuttuğum ve aynı odaya yatırdığım Yusufcuk onunla beraber tam ikibuçuk saat uyudu!! "Miğtaa uyudu, ben de uyuycam işte.." dedi galiba :)) Bu bir ilk diyebilirim herhalde gündüz uykusu için.. Gerçi yola çıktığımız gün ve ilk gece saat bire doğru uyuduğunu düşünürsek ve gündüz de oynamak için uykularını ektiğini buna eklersek, sebep pek de kıskançlık olmuyor sanırım :))

Şimdi aklıma geldi.. Sadece beni değil, annemlerde duran ve torunlar gelince otursun diye alınan ama şimdiye kadar hep Yusufcuğun oturduğu ( Mirza altıncı ayını yeni dolduruyor çünkü) mama sandalyesini de kıskandı benim küçücüğüm.. Ona oturup masum masum muhallebisini yiyen Mirza'yı görünce önce ayaklarından çekti sonra da neresi denk gelirse orasından! Çığlık çığlığa da ağlayınca olayı yatıştırmak için annesi Mirza'yı kucağına aldı ve Yusufcuk kuruldu tahta! Oysa tam on dakika önce oturtmuştum onu o sandalyeye ve kahvaltı yedirmeye çalışmıştım ama kaçmıştı.. Hatta inmek için ağlamıştı ama Miraz oturunca kıymete bindi.. Kahvaltı bştene kadar da kalkmadı sandalyeden kıskanç böcü :P

Ama onun dışında gayet iyi anlaştılar iki kuzen.. Yusufcuk gitti gitti öptü kardeşini.. Hatta bazen işi abartıp kafasını falan sıkmaya kalktı! Kendine hakim olamıyor benim oğlum çok coştuğu zaman yaa.. Sevmek isterken benim de yüzümü gözümü çizdiği, bazen canımı çok yaktığı oluyor.. Hatta bazen vuruyor severken, çünkü hızını alamıyor..

- Bu arada, Rabbim herkese Mirza gibi bir bebek versin diye dua etmeden geçemeyeceğim.. "Maşaallah" diye diye bir hal oldum iki gün.. O gece bizde kaldıkları için birlikte uyuduk iki anne iki bebiş.. Yani birlikte uyuduk derken, Ece Mirza'yı yatırdı, kendi kendine battaniyesini yüzüne süre süre uyudu tombiğim, ondan sonra biz uzun süre daha oturduk.. Sonra Yusufcuğu uyutma çalışmalarına başladık, en son çarşafla salladık, yine uyumayınca Ece de gidip yattı.. Biz Yusufla biraz daha oturduk, sonra ben emzirip uyuttum ve biz de yattık.. Gece Yusuf uyaıp uyanıp emiyor, Mirza'da ses yok.. Kalkıyorum bakıyorum, uyuyor bebiş.. Bizim uyanmalar yedi sekizi buldu heralde sabaha kadar.. Mirza bir kere kalkmış, sessizce sütünü mideye indirip uyumuş hemen! "Maşaallah" dedim.. Demek ki böyle bebeler de varmış.. Kahvaltıda da Yusufcuktan fazla yediğine eminim her iki gün de.. İnşaallah hep böyle devam eder halasının poğaçası..

...........................


Bugünümüz de çok güzel geçti elhamdülillah..
Dün Nes aradı beni.. İşyeri annemelere çok yakın olduğundan, ilk geldiğimiz gün ayaküstü görmüştük onu iş çıkışı.. İkimize de yetmedi tabii :)) "Cumartesi görüşelim.." dedik.. O, MP ile de görüşmüş ve MP de Sabahnur'a haber vermiş.. Bir anda dört kişilik bir grup olduk :)) MP hamile olduğu için ve gruptaki bebe sayısı fazla olduğu için dışarda buluşmak yerine evde buluşmaya karar verdik ve MP'nin davetini reddedemedik tabii :)) Birlikte geçirdiğimiz harika gün için hepsine teşekkür ediyorum..

MPcim, hamile haliyle hazırlık yapmış ve çok güzel ağırladı bizi.. Kızcağızın evi savaş alanına döndü günün sonunda, gıkını bile çıkartmadı :)) En son vazodaki çiçekler bile savruluyordu havada! Affet bizi MPcim.. Adam bebekciğimi de unutmayalım tabii.. Arkadaşlarına çok iyi davrandı, oyuncaklarıyla oynamalarına izin verdi ve bizi "kapaga"larıyla (su kaplumbağaları) tanıştırdı.. Teşekkürler küçük adamım :))

Neslihan da emek vermiş, harika bir brownili cheesecake ve muffinler yapmış bize.. Senin de ellerine sağlık canım..

Bebişler günü genelde "parellel playing" le geçirdiler :)) Her biri ayrı oyuncaklarla kendi kendine oynadı.. Amaaa.. O kadar oyuncak arasında, nasıl oldu da bazen hepsi aynı oyuncakla "illa" oynamak istedi, onu hiçbirimiz çözemedik :P

Yusufcuk çok huzursuzdu bugün.. Ya sabah çok erken kalkıp uyumadığı için ya da oyuncakları kendi sahibiyle bile paylaşmak istemediği için, bilemiyorum.. Çok fazla ağladı, hatta bir ara "katılacak" diye beni korkutacak kadar.. İşin kötüsü o ağladıkça Zeynep Erva da ağladı :(( Özellikle büyük turuncu kamyon, sallanan oyuncak ve küçük araba hiç paylaşılamadı.. Biri hangisine binerse, diğer ikisi de onun başına koşuyor.. Alıp her birini farklı oyuncağa bindiriyoruz, birbirininkini gösterip ağlıyorlar.. Ne entrikalar döndü o oyuncakların başında anlatamam :P

Ama itiraf etmem gerek, en yaramaz benim bebişimdi :((

.....................

Gelelim kedi meselesine..

MPlerden geldikten sonra akşam yemeği yedik annemlerle..
( Evet MPcim, o kadar şeyin üstüne bir de akşam yemeği yedim ben!)
Tam ben yemeğimi bitimek üzereyim, Yusufcuk salona gitti yine "pitta pitta"sını yakalamaya.. Arkasından gittim kedi ona birşey yapmasın diye.. Çünkü çoşup bağıra bağıra koşuyor hayvanın üstüne ve yakaladı mı sıkıştırıyor.. Dün tahta kaşığı gözüne sokmaya çalışıyordu..

Annem "Gel sen ye, benimki bitti, ben bakayım Yusuf'a.." dedi.. Ben mutfağa, annem de salona doğru giderken.. O arada bir çığlık geldi Yusuftan.. Arkamı döner dönmez yaa.. Kedi yüzünü çizmiş ! Burnunun üstünden alt dudağına kadar.. O mu çok yaklaştı, kedi mi atladı üstüne anlayamadım.. İkisinin de hızına yetişilmiyor çünkü..

Yine dakikalarca ağladı miniğim.. Allahtan ki hala emiyor ve bu eylem aynı zamanda "susturucu" görevi görüyor.. Yoksa saatlerce ağlardı eminim.. Yatana kadar burnundaki çiziği elledi elledi durdu.. Yüzünü buruşturup "Adiiyoo" diyor bana..

Yine ucuz atlattık Allah'a şükür.. Gözüne birşey olabilirdi..

Artık evdeki herkes kedi nöbeti tutuyor Yusufcuğun başında.. "Ayrı oda" uygulamasına yeniden başlayacağız galiba.. Bütün akşamı, kapısı kapalı salonda geçirdik biz, kedi girmesin diye :)) Çünkü Yusufcuğu bu olaya rağmen kedinin ona zarar verebileceğine ikna edemedik.. Uyumadan önce bile "pitta pitta" diye ağladı.. Koridorlarda kediyi aradı..

Bu kedi sevdası nereden geliyor, anlamıyorum yaa..
Ama az daha başımıza büyük bir iş açıyordu, orası kesin!

........................

Yorumlarınız için teşekkür ederim.. Tek tek cevaplamaya fırsat bulamadım ama çok mutlu oldum.. Bu yazıya ekleyemesem de bundan sora fotoğraf da ekleyeceğim inşaallah sık sık..

İstanbul'dan Yusufcuk manzaraları..
Azzz sonraaaa :P

3 yorum:

uragan dedi ki...

Oh ana-oğul tozunu attırıyorsunuz İstanbul'un ha, Allah ağzınızın tadını bozmasın:)
bir önceki posttaki ayaklara bittim ben:)

firdevs dedi ki...

pogacana masaallah diyorum :)

ayrica pilav tarifini denedim super bisey oldu :D

bende mp nin sayfasini okumak istiyorum ama nasil davet isticem bilmiyorum :( yardim edersen sevinirim :)))

Allah sabir versin pitaa ya :)))) yusufun elinden cekecegi var :p

donusunu ve fotograflarini sabirsizlikla bekliyorum :)

muko dedi ki...

ooo fotoğrafları sık sık görmekk çok güzel bir haber:)
Geçmiş olsun Rabbim daha beterinden korusun inş
ne güzel ana oğul gezi bakalım eferimm sizeee:)