Nihayet evimize döndük :))
Ama öyle uzun süreliğine zannetmeyin :P Bir ay sonra da büyük İstanbul çıkartmamızı yapacağız inşaallah oğlumla.. Ramazan'ın sonunu İstanbul'da geçirmek istiyorum.. Sultanahmet'te iftar etmek, Eminönü'nde, Kapalıçarşı'da yine ayaklarım şişene kadar dolaşmak istiyorum.. Biletimi aldım şimdiden.. Belki de bu, Türkiyedeki son Ramazanımızdır diye.. Kim bilir..
Evimize çok da mutlu döndük ayrıca..
Köye gitmeden önceki gece bir rüya görmüştüm ben.. Kısaca, iki ev arasındaki çok minik bir daireyi, çok uygun bir fiyata satıyorlardı bana ve çok güzel, içimi huzurla dolduran bir evim oluyordu, önünde bahçesi falan vardı.. Beyazdı.. Giderken Ozan'a anlatmıştım rüyamı yolda, sonra unutmuşum tamamen..
Eve dönmeden iki gün önce, köyün çıkışına doğru bir yerde, çok uygun bir fiyata bir arsa satılacağı konuşuldu evde.. Fiyatını öğrendim, gerçekten çok uygundu.. Hatta yazsam inanmazsınız, o yüzden yazmıyorum :P Almak istediğimi söyleyip oraya bakmaya gittim Ozan'ın ninesiyle.. Tam da hayalimdeki kadar bir yerdi.. İçine küçücük evimi, önüne meyve ağaçlarıyla çevireceğim bahçemi yapabileceğim kadar bir yer.. Satıcıyla görüşüp hemen işlemleri hallettik ve hiç hesapta yokken, gördüğüm rüyanın tabirini bizzat yaşadım..
Yani anlayacağınız, köydekilerin deyimiyle "tarla takka sahabı", annemin deyimiyle "toprak ağası" biriyim ben artık :P
( Yani duyan da dönüm dönüm arsa aldım sanacak!)
Şimdi Kurban Bayramını iple çekiyorum.. Önce ölçümünü yaptırıp etrafının duvarını ördüreceğiz sonra da baharda meyve fidelerini dikeceğiz küçük bahçemizin inşaallah.. Eğer benim vize görüşmelerim başlar ve olumlu sonuçlanırsa da en acilinden ufak bir prefabrik ev yaptırıp bütün eşyamızı oraya taşıyacağız.. Böylece evimi dağıtmadan gideceğim yurtdışına ve sanırım biraz daha rahat olacak içim.. Uzaklarda beni bekleyen minik bir evim olduğunu bileceğim..
Düşünüyorum da, Allah yaşatacağı her duruma yavaş yavaş hazırlıyor aslında bizi.. Şimdiye kadar hiç yoktu böyle bir düşüncem.. Birisi bana, "Bir gün köyden bir arsa alacaksın, oraya bir ev yapacaksınız ve senin yerin artık orası olacak.." dese inanmazdım, asla inanmazdım.. Ama oldu.. Demek ki nasipmiş ve tam da uzaklara gitme ihtimalimizin olduğu bir dönemde çok da iyi oldu..
Rabbim hakkımızda hayırlı kılsın inşaallah bu mülkü.. Amin..
......................
Ne İzmir'den ne de köyden tek kare fotoğraf yükleyemediğimin farkındayım.. Ama yükleyeceğim inşaallah.. Onlarsız olmaz :))
Ayrıca köyde katıldığımız düğünde, "gelin inmesi"ne de gittim bu sefer.. Yeni adetler öğrendim, kına fotoğrafları çektim.. Onları da ekleyeceğim inşaallah..
......................
Ozan da ben de köyün havasının Yusufcuğa yaramadığına karar verdik.. Minnoş yine hasta.. Ama bu sefer ishal değil Allahtan, burnu tıkalı ve ateşlenip duruyor.. Dün gece yirmi kere emzirdim desem abartmış olmam herhalde!! İnşaallah hemen atlatır..
.....................
Minnoş Yusufumla ilgili yazacak o kadar çok şey var ki.. Gezmekten fırsat bulamadım hiçbirine :(( İyice dillendi yavyu, kendi çapında cümleler bile kuruyor artık..
Örneğin, "Anne tafa tumm"
Yani tum diye kafasını vurmuş minişim :))
Gece ışığı kapatınca "Anne yamba" (lambayı aç), ayağına diken batınca "Anne ayah dikın", arabayla bir yerden dönünce "Deldiğğğ" (geldik), namaz kılan birisini görünce "Teppik" (tespih çek), alternatifi olan birşey gösterince seçmek için "Onu" ya da "Bunu bunuğğğ" demesine bayılıyorum..
Ayrıca soru dönemimiz de başladı.. Dün defalarca farklı şeyleri gösterip "bu niğğ?" diye sordu babasına.. Sonra ben ona öğrendiği şeylerin ne olduğunu sorunca güzel güzel cevap verdi bebeğim maşallah.. "Anne diğen" (tren)
Dün gece de uyumadan önce, "Anne yap, tuş yap.." deyip durdu bana.. Ne olduğunu bir türlü anlayamadım ama sonra Yusufcuk biraz şarkı mırıldanınca ne demek istediğini anladım.. "Küçük bir kuş varmış.." şarkısını söylememi istiyormuş meğer.. Dinleye dinleye uyudu tatlı meleğim..
Babası istemediği birşey yaptığı zaman, "Babağğğ, yapbaaa.." demesi de ayrıca kayda değer..
Normal "baba" deyişinden o kadar farklı ki o uyarı tonu anlatamam :))
.....................
Neyse, ben şimdi hepinizin kandilini kutlayıp kaçayım..
Zavallı evimi toparlayıp temizleyeyim, güzel bir tarif bulup çıtır çıtır bir kandil simidi pişireyim..
Hoşçakalın..