İzmir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İzmir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Temmuz 2007 Pazar

Köye gitmeden önce :)) İzmir'den (İKEA'da) aldığım birkaç şeyi paylaşmak geldi içimden nedense.. Belki çok severek aldığım belki de sizin de işinize yarayabilir diye düşündüğüm için..


Bunlar bebişim için aldığım yumuşak oyuncaklar.. Aslında daha çok çeşidi vardı ama bizim küçük seçici, kendisine uzattığım birçok seçenek arasından yanlızca bunları beğendi ve alıp hemencecik kemirmeye başladı :)) Diğerlerine bakmadı bile.. İşim var benim bu minişle galiba.. Yakında bizi de beğenmez bu küçük bey :))

Bunlar diş kaşıyıcı değil ama gel de bunu Yusufcuğa anlat..

Bu oyuncaklar neden işime yaradı? Şimdi bu konuya değinelim..

Benim minişim malumunuz uykuyu pek sevmeyen ve uyuyacağı zaman da çok zor dalan bir bebek.. Sallayarak uyutsam da durum değişmiyor.. İzmir'e gitmeden önce, eline birşey verip salladığımda daha çabuk daldığını farketmiştim.. O zamanlar diş kaşıyıcı ya da emzik tutucuyla falan idare ediyorduk ama ben sıkıca kavrayabileceği yumuşak bir oyuncak arıyordum. İşte bu minik şeyler tam bunun için.. Şimdi uyuyacağı zaman Yusufcuğun eline "kapliş"i veriyorum, o da kafasından sıkı sıkı tutup onunla uyuyor.



Bunlar da küçük parmak kuklalarımız.. Yusufcuğu mamiş yerken oyalamak için..




Yemek yedirme seanslarımız hala çok acı verici geçiyor. Hele dişi patladığından beri jel sürmek için bile ağzını açamıyoruz tatlımın.. Arada gazoz içmek ya da zararı faydasından fazla olan birşeyi ( mesela çokokrem ya da hazır pasta ) yemek için kucağıma atlıyor ama onlar sayılmaz.. Hala yemek yemiyor benim minişim..


Kendimi ne kadar kötü hissettiğimi anlatamam.. Anne olarak çok yetersizim galiba.. Yusufcum fındık kadar kaldı.. Emzirsem de vitamin kullansak da durum değişmiyor.. Sağlığı yerinde çok şükür ama insanlar kaç aylık diye sorduğunda aldıkları cevaba şaşırıp bir daha dikkatlice bakıp "hımm" diye burun kıvırdıklarında çok moralim bozuluyor..


Neyse..
Ben aldıklarımdan bahsediyordum değil mi..

Bu kadar oyuncak ve kuklayı derleyip toplamak için de bu kutular birebir..





Bu da yine İKEA'dan aldığım alt değiştirme takımı..



Adı bu olmayabilir ama ben böyle tarif edebildim :)) Bebişin yatağına takılabilir olması çok hoşuma gitti.. Hem yer kaplamıyor hem de bez, pamuk, krem vs. ne varsa ortadan kaldırıyor..

Ama bunu taktığımdan beri Yusufcuğu yatağına bırakamıyorum. İstisnasız her seferinde devirdi çünkü ne var ne yoksa .. O da birşey değil, bu kutulara tutunup kalkmaya çalışıyor ama kancalar kaydığı için düşüp duruyor.. Kafasını tahtalara vuracak diye korkuyorum..



Sadece Yusufcuk için değil, evimiz için de bazı şeyler aldım tabii..
Örneğin bu küçük, şeker gibi vazoları ya da renk renk bıçakları..



( Domates, biber ve kurusoğana yardımlarından dolayı teşekkür ediyoruz )

Bu kesme tahtası da harika..



İçinde ne doğrarsanız doğrayın ikiye katlayıp hiçbiryere dökmeden tencereye ya da kaseye boşaltabiliyorsunuz.. Çok işlevsel gerçekten.. Ben gıcık olurum da doğradığım domatesleri tencereye veya tavaya boşaltırken suyunun kenarlara akmasına :)) O yüzden bana çok hitap etti bu ürün..


Aldığım üç küçük tencere ve tavanın fotoğrafını da koymayayım artık.. Onlarla oğluma minik minik yemekler yapacağım inşaallah..


Bir de yese miniciğim, bir de yese..

13 Temmuz 2007 Cuma



Hani ben "Yusufcuk gece uyuyunca yazarım.." dedim ya geçen sefer.. Yusufcuk uyumuyor iki-üç gündür.. Onu uyutmayı becerebildiğim anda ben de baygın düşüyorum zaten yanına.. Ne zormuş bu diş çıkarma süreci yaa.. Tecrübeli anneler, her bebek böyle zor mu çıkarıyor dişlerini yoksa bu bizim nazlı bücüre has bir durum mu? Ağlaya ağlaya, bağıra bağıra halsiz düştü yavrum.. İshal hala kesilmedi, arada ateşi de yükseliyor. Calpol veriyorum sürekli.. Ama huzursuzluğu geçmiyor bir türlü.. Haftasonunu da böyle geçirirse tekrar hastaneye gitmemiz lazım.. Belki yapabilecekleri birşey vardır umuduyla..


Gelelim tatilimize..
Önce İzmir ayağı..


Dokuz saat süren yolculuk beni resmen bir daha Yusufla yanlız yola çıkmaya tövbe ettirdi.. İki kere birer saat uyusa da afacanım, uyandığında kaybettiği dakikaların acısını fena çıkardı.. Oturduğumuz koltuk ve çevresinde dokunulmadık bir milimetrekare alan bırakmadı. Emeklemeyi yeni öğrenmenin hevesiyle kendini yerlere atmaya çalışıp da tarafımdan engellendikçe çığlıklarıyla beni protesto etti.. Ön koltuk, kucağım ve yan koltuk arasında mekik dokudu.. Şirinlik yapa yapa kendini herkese sevdirdi.. Radyo çaldıkça oynadı, dişi kaşındıkça ağladı.. Derken.. İzmir'e vardık.. Otobüsten indiğimde üstüm başım terden sırılsıklamdı resmen.. ( otobüs klimalı olmasına rağmen ) Ne kadar zormuş Yusufcuğu oyalamak.. Bir daha mı uzun yol.. Tövbe.. Tövbee...


İzmir o kadar sıcak o kadar sıcaktı ki istediğimiz hiçbiryere gidemedik diyebilirim.. Ben güya Ozan'ın aslında Temmuz'da olan iznini Haziran'a aldırdım sıcaklardan bunalmayalım diye.. Denk gele gele Afrika sıcaklarına denk geldik.. Biz varmadan bir hafta önce gayet iyiymiş aslında hava..


İki ev ziyareti ve İKEA ile yetinmek zorunda kaldık.. Canım teyzeciklerimi çooook özlemişim.. Tabii annene ve dedişimi de.. Annem de oraya gelince bir taşla iki kuş vurmuş olduk :))


Sıcaklar dolayısıyla minişimin karizma iyice sarsıldı tabii.. Ona kuzenlerden birinin fanilasını giydirdik, bezi de çıkarttık, havadar havadar gezdi çocuk.. Tip mip hikaye.. Ne demişler, imaj hiçbirşeydir, susuzluk herşey :))


İKEA açılmış dedemlere çok yakın bir yere.. Durur muyum? Hazırladığım şirinliklere bile gerek kalmadan dedişim götürdü bizi.. O sıcakta klimalı, serin serin o kadar güzeldi ki içerisi.. Saatlerce gezdik. Meleğim bile ferahladı, kucağımda uyudu kaldı en sonunda..


Alacağımız herşeyi ( hatta almayacaklarımızı bile ) bir güzel denedik, özenle inceledik :))



Oğluma çok şirin oyuncaklar ve yemek yeme seanslarımızda işe yarar umuduyla parmak kuklalar aldım.. Alışveriş sonrası ufak bir dondurma keyfi yaptık çıkışta.. Tabii meleğim de bize eşlik etti..

İzmir'de en çok zorlandığımız konulardan birisi minişimi uyutabilmek oldu tabii.. Evde salıncağında sallanarak uyumaya alıştığı için yine onu aradı.. Biz de teyze kızım Cananla - diğer ismiyle dadı, tatil boyunca o baktı sağolsun meleğime, hiç indirmedi kucağından.. Zaten okul öncesi öğretmenliği bölümünde okuyor, tüm öğrendiklerini pratik yapmış oldu :)) - annemin dahiyane fikrini uyguladık. İKEA'dan aldığımız büyük eşya poşetine bir çarşaf serdik ve ona konforlu bir salıncak hazırladık :))



İşte sonuç..




Şimdi aklınıza "Neden çarşafla sallamadınız?" sorusu gelebilir.. Hemen açıklayalım.. Çünkü meleğim yana sallanmaya değil, yukarı aşağı sallanmaya alışkın.. Çarşafla bu mümkün olmuyor.. Ama köyde çarşafla sallanarak uyumaya da alıştı, o ayrı konu..

Bir haftanın sonunda babamız geldi ve köye doğru yola çıktık .. Aslında ben İzmir'e doyamazdım ama sıcaklar o kadar bunalttı ki ben bile "Köye ne zaman gideriz?" demeye başladım içten içe..


Şimdilik bu kadar.. Arkası yarın.. Bana kızmayın, bunu bile yedi seferde yazdım valla.. Mazeretim var, oğlum diş çıkartıyor :))

22 Haziran 2007 Cuma

Dıııtt... Dııııtttttttttttttttttttt...

Minik melek İzmir'den bildiriyor...


Sıcaklar başıma vurdu.. Ah yayla gibi Ankara ahhh.. Öldüm burada yaa..

Bez mez hikaye.. Cıbıl geziyorum bütün gün.. Şimdiye kadar iki "sulama" kazam oldu ama bebişim diye kimse ses çıkarmıyor.. ehe ehe..

Geceleri zaten çok düzenli uyuyordum ya (!) uyku düzenim hepten bozuldu.. Canavar sivrisinekler ve yakarcaklar mahvetti beni.. Annem gece ne kadar kalkıp kalkıp beni kontrol etse, üstümü örtse de ısırıyorlar işte.. Seneye kimse beni buraya getiremezzz... Hoş zaten facia gibi o yolculuktan sonra ben yalvarsam da annem gelmez :))

Sıcaklardan bunaldım, yemek yemeyi de tamamen bıraktım.. Biberon biberon su içiyorum.. Birazcık da emiyorum, öyle idare ediyorum.. Sıvı beslenme, hafif hayat :))

Şimdilik benden bu kadar.. İçerdeki herkes mıncıklamak için beni bekliyor.. Fotoğraflarım da makinede, eve gidince onları da ekleyecek annem.. Gerçi biraz cıbıllar ama olsun..

Sayfamı çok özledik.. Tabii sizi de.. Haftaya köyde olacağız inşaallah.. Oradan da yazmaya fırsat bulursak hemen yazarız size..

Hoşçakalın.. İzmir'e yaklaşmayın :)) Yanıyor burası..