Sanırım normale dönmeye başaldım :P
Yanlız çok kişisel ve sıkıcı olabilir bu yazı, baştan uyarayım..
Geçen hafta bana ne oldu bilmiyorum.. Sadece sebepleriyle ilgili birkaç tahminim var:
* Doğumdan beri sürekli bastırdığım depresif yönümü bu kez bastıramamam ( ve hala bu dönemi atlatamamış olduğumu görüp daha da üzülmem.. Geçen hafta "mutlu"culuk oynamayı beceremedim..)
* Yanlızlık ( Özellikle de yardıma ihtiyacın olduğu bir dönemde en yakınların tarafından bile reddedilme.. Tamam biliyorum, dünyanın merkezi ben değilim, herkesin kendi meşguliyetleri, bahaneleri var ama bu benim problemimi çözmüyor, bilsem de üzülüyorum.. )
* Ozan'ın çok yoğun olması ( Yazın erkenden eve gelmesine ve Yusufcuğu oyalamasına alıştığım babişin önce okulunun, şimdi de sınavlarının başlaması ve sabah sekizde çıkıp akşam taa on civarı gelmesi.. O saate kadar tüm enerjimin bitmesi ve ondan yardım beklemek bir yana, benim ona moral vermeye çalışmam.. )
* Yusufcuğun zaten çok uzun (!) olan gündüz uykularını ısrarla bire indirmeye çalışması ( Uykusuzluktan sarhoş gibi olana kadar kendini zorlaması ama uyumaması, sonra da acısını benden çıkartması!!! )
* Ve tabii iş.. ( Aldığıma alacağıma bin pişman olduğum kitap projesi.. Bunu bitirmeyi becerebilirsem şayet, çooooooook uzun bir süre çalışmayı düşünmüyorum.. Stres yoğunlaştıkça sinirim Yusufcuktan çıkıyor çünkü.. Tahammülüm bittiğinde bağırmak zorunda kalıyorum ve beni en çok üzen şey bu zaten.. Kendimi canavar gibi hissediyor, o ağladıkça ben de ağlıyorum.. )
Birkaç küçük ayrıntı daha var ama onları da yazmayayım artık.. Aslında farkındayım, ortada problem olarak adlandırılacak bir durum yok.. Birçok insan büyük hastalıklarla, dermansız dertlerle cedelleşiyor.. Benim sıkıntılarım onların yanında bir hiç.. Ama sanırım benim yapımla ilgili birşey bu.. Fazla duygusal, fazla kırılgan ve bu aralar fazla karamsar oldum galiba..
Yıllardır bildiğim ama bu sabah bir televizyon programında tevafuken tekrar duyduğum birşey var.. Bir sıkıntı ya da yükümlülüğün devamlı olduğunu düşünmek, onun zihnimizde büyümesine ve ona karşı koyabileceğimiz gücü tüketmemize yol açıyor.. Örneğin Yusufcuğun en azından bir sene daha ( emzirmeyi kesene kadar ) gece kesintisiz uyumayacak olduğunu düşünmek içime fenalıklar getiriyor ama bu bana bir fayda sağlamıyor.. Aksine tahammülümün tükenmesine, buna hiç dayanamazmışım gibi düşünmeme yol açıyor.. Belki bunu zihnimden atsam ve sabrımı sadece o ana harcayıp ilerisini düşünmesem daha rahat olacağım.. Bu, çözüm adına uygulamaya koyduğum ilk tespit..
İkincisi ise, daima ama daima zihni birşeylerle meşgul etmek.. Başka birşeye daldığında kendi içini unutuyor insan.. İki gündür arada derede birşeyler okumaya, evle ilgili birkaç işi halletmeye çalışıyorum.. İyi geldiğini farkettim.. Yusufcuk fırsat vermiyor diye kitap okumayı hep erteliyordum ama peşinde koşarken tek elle, yarım yamalak bile olsa birşeyler okumaya karar verdim..
Ve tabii yoğun dozda "şükür" ilacı almaya başladım.. Nelere sahip olduğumu tekrar tekrar listeledim ve Rabbime defalarca hamdettim.. Özellikle de Yusufcuk için.. "Herkesin şükür vesilesi yaptığı şeyi ben nasıl olur da şikayet vesilesi yaparım.." diye hayıflandım.. Bundan sonra şikayet mikayet yok.. Oysa neler neler vardı anlatacağım.. Yeni kararıma şükretsin Yusufcuk :P
Sıkıldınız değil mi? Haklısınız.. Bu kadar yeter..
Sizleri de terapi amaçlı bu yazıya ortak ettiğim için üzgünüm ama baştan uyarmıştım :))
Yazmak istediğim son şey, aşağıdaki yazıya yaptığınız yorumlarla ilgili.. Beni seven, düşünen ve en önemlisi de benim için dua eden dostlarımın olduğunu bilmek, kendimi iyi hissetmemi sağlayan şeylerin en başında geliyor.. Allah hepinizden razı olsun.. Canım Fethiye'min, Sonnur'umun ve İremciğimin sesini duymasaydım, Arzu'nun güzel mailini okumasaydım, her yorumda içim ferahlamasaydı bu kadar iyi hissetmeyecektim sanırım kendimi..
Sizleri çok seviyorum..
Dipteyim sondayım depresyondayım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dipteyim sondayım depresyondayım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
6 Kasım 2007 Salı
1 Kasım 2007 Perşembe
Hayat kalp atışı grafiklerinin zikzakları gibi ya herzaman..
Bir aşağı bir yukarı..
Tamam, yaşamın göstergesi bu.. O çizgi düzse "herşey bitti" demek ama..
Yine de zorlanıyorum..
Bugünlerde aşağı aşağı gidiyor benim zikzak..
İyi değilim..
Meleğime bile bağırır oldum..
Çok yüklendim galiba kendime..
İçimde bir sıkıntı, yüreğimde kara bir delik beni içine içine çeken..
Belki dua ederseniz kendimi daha iyi hissederim di mi?
Bir aşağı bir yukarı..
Tamam, yaşamın göstergesi bu.. O çizgi düzse "herşey bitti" demek ama..
Yine de zorlanıyorum..
Bugünlerde aşağı aşağı gidiyor benim zikzak..
İyi değilim..
Meleğime bile bağırır oldum..
Çok yüklendim galiba kendime..
İçimde bir sıkıntı, yüreğimde kara bir delik beni içine içine çeken..
Belki dua ederseniz kendimi daha iyi hissederim di mi?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


