Yusufcuk "Emek"liyor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yusufcuk "Emek"liyor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Haziran 2007 Pazartesi


* Sevgili Koyubeyaz, bu yazın bugünlerde okuduğum en güzel yazıydı.. Çok içten.. Ellerine, yüreğine sağlık.. Bunları senin sayfana yazmak isterdim ama tıpkı Pratik Anne'ye, Pınar'a, Sertaç'a ve şimdilerde Afacan Minnoşlar'a ve Aysun' a yorum yazamadığım gibi sana da yazamıyorum :(( "Yorum Gönder"e basıyorum, "404 hatası, sayfa bulunamadı" diye bir ekran çıkıyor karşıma..



* Yusufcuğa birşeyler oldu son üç-dört gündür.. Gece saat sektirmeden uyanıyor.. Hatta bu uyanmalar "iiiyyyyyggghhhhh vuuaaaaaa eeeğğğğğğğmmmm" şeklinde çığlık ve ağlamalar eşliğinde olduğu için yerimden sıçrıyorum resmen.. İkimiz de zombi gibi geziyoruz evin içinde.. Emzirip uyutmayı başarınca yatağa "düşüyorum" resmen.. Yaklaşıyorum yatağa ve kendimi bir sonraki çığlığa kadar boşluğa bırakıyorum.. Dün gece oturma odasına yatak yaptım Ozan'a.. Sınavları var, o da uyuyamıyor garibim..




* "Bübh" baba demek değilmiş efendim.. Bugünlerde "übh, bübh ve abüf" kelimeleriyle anlaşıyoruz bücürümle.. Hangisinin ne anlama geldiğini hala çözemedik ama..




* Haftasonumuzu çok güzel geçirdik Allah'a şükür.. Parka gittik, gezdik, bücürüm orada iki cici bebe yedi :)) Uzun uzun oturduk güneşte.. Yanımızdaki bankta iki anne oturuyordu önlerinde bebek arabalarıyla.. Onlar güle oynaya sohbet ederken bebekler de güneşin altında mayışmış mışıl mışıl uyuyordu.. Biz giderken baktım, hala uyanmamışlardı.. Özendim valla.. Benim minişim kapanan gözlerini inatla açıp etrafı seyretmeye çalışıyordu çünkü :))


Bunlar da fotoğraflarımız..






* Yusufcuk son hızla evin değişik köşelerini keşfediyor bugünlerde :)) Piti piti emekliyor, "şip şip" sesler çıkarıyor elleri taşlarda :)) Ben odadan çıkınca arkamdan emeklemeye başlıyor, peşimden geliyor.. Kendimi "anne ördek" gibi hissediyorum :))



Yusufcuk banyoda.. Oraya ulaştığı için kendini alkışlamakta şu anda :))





Yusufcuk annesinin kütüphanesini karıştırıyor.. Şimdiye kadar iki zayiatımız var maalesef :((





Yusufcuk mutfakta.. Peki neden ağlıyor ?
Cevap : Annesinin kurabiye yapmak için kaba koyduğu unu döktü.. Annesi kızdı, onun için ağlıyor..

Dooğğğiiiiiiiiiiiiinnnkkkk... Yanlış cevap..


Unu döktüğü doğru ama annesi kızmadı tabii ki.. Eline bakıp bakıp ağladı.. Undan korktu galiba :))



* Küçükken yattığında sürekli kalkıp oturmaya çalışan Yusufcuk, şimdi otururken ya da emeklerken de sürekli ayağa kalkmaya çalışıyor.. Hedefimiz hep bir adım ileri yani :))




Tutunabileceği ne bulursa hemen hamle yapıyor dikey pozisyona .. İster salıncağı olsun, ister koltuk ister ütü masası.. Farketmez..

Evet o arkada görünenler de benim "ütülenecekler" dağım!!



* Yusufcuğu uyumadığı zamanlarda yatağında tutmak mümkün değil bugünlerde.. Koyar koymaz basıyor çığlığı.. Anlıyorum aslında.. Etrafta keşfedilecek o kadar çok şey varken ben de istemezdim küçücük yatağa tıkılıp kalmayı :))


İşte küçük mahkum..



* Ne zamandır meleğimin uyurken çekilmiş fotoğrafını koymamışım yaa.. Cık cık..




* Ozan'ın yıllık izni yaklaşıyor, yaşasıııınnnnnnn... Önce İzmir'e annaneciğimle dedeciğime, sonra da Ozan'ın köyüne gideceğiz inşaallah..



* "Salıncakta uyutma projem" başarıya ulaştı Allah'a şükür.. Artık gündüz hiç kucağımda sallamıyorum meleğimi.. İyice uykusu gelene kadar bekleyip sonra salıncağına koyup uyutuyorum. Gerçi bu bile yaklaşık yirmi dakika sürüyor ama olsun.. En azından kolum ve omzum uyuşmuyor :)) Kuluncum hala geçmedi bu arada.. Yer etti galiba, hep aynı yer sızlıyor.. Gidince annanem bir kupa çeker artık :))



* Bu kadar yeter di mi.. Biraz da çalışalım bakalım hazır Yusufcuk uyuyorken..


28 Mayıs 2007 Pazartesi


Benim küçük yaramazımın son marifeti.. Maşaallah artık bir yere tutunup çok rahat ayağa kalkabiliyor ve uzanıp koltuk üstündeki eşyaları kafasından aşağı indirebiliyor :)) Yatağını da en alt seviyeye indirdik doğal olarak..
Bu arada sol kolunun üzerinde görünen priz var ya.. Son günlerde favorisi o.. Gece lambasının fişi takılıysa çekip onunla oynuyor ya da dişini kaşıyor, yok değilse sadece prize parmak sokmakla yetiniyor.. Artık yatağına bıraktığımda da gözümü ayıramıyorum üzerinden..
..............
Emeklemeyi iyice ilerletti minik meleğim.. Koridora bıraktığımda mutfağa yanıma gelebiliyor.. Hatta dün salona bırakıp içerden birşey almaya gittim, geldim baktım Yusuf yok! Koltuğun arkasına girmiş.. Ne aradıysa artık orada..
Artık emeklemeye daha çok benziyor ilerleme şekli.. Yanlız sadece bir bacağını kullanıyor emeklerken, diğerini uzatıp yan yan gidiyor.. Hiç tam düz ilerleyemiyor yani.. Rota sapıyor sağa doğru :))
...............
Babamız döndü çok şükür.. Minişim babasını görünce şaşkın şaşkın yüzüne baktı ve "bübh" dedi.. Bu "baba" kelimesinin bir versiyonu mu yoksa doğaçlama bir şaşkınlık ifadesi mi çözemedik.. Tekrar "bübh" demedi çünkü bir daha..
...............
Dün çalıştım biraz.. Sabahtan akşama kadar sadece bir sayfa yazabilsem de çok yoruldum.. Yusufcuk sırtıma tırmanmaya çalışırken ya da mouse'ı çekip bilgisayarı devirmeye çalışırken yazdım çünkü bu bir sayfayı.. Çok zorluyor beni bu küçük afacan ama öyle güzel ki onunla olmak, tüm günü onunla geçirmek.. Herşeye değiyor..
Seni çok seviyorum küçük meleğim, küçük tırtılım, küçük bıdığım..