Bu da zavallı anahtarları kurtarma operasyonu..
Şimdi ikinci soru..
Bu anahtarlar kimin?
İrem çoook ama çok tatlı bir arkadaş.. Hani olur ya bazı insanlar, bir güler, içindeki enerji taa size ulaşır, işte öyle.. Bütün çakralarımı açıp oturdum yanında, içinin güzelliği, pozitif enerjisi bana da dolsun diye..
Canım arkadaşım gelip evden aldı bizi.. Gerçi kapıda büyük bir hayal kırıklığı yaşadım çünkü İrem karakuzusunu getirmemişti ama sonra üç saat boyunca ikimiz Yusufcuğu ancak oyalamayı başarınca "Böyle de fena olmadı" dedik.. Karakuzuyu sıkıştıramadım, içimde kaldı ama :((
Birlikte şu meşhur Özbek çadırına gittik :)) Dışarıdaki sedirlerden birine oturduk ve başladık doyasıya sohbet etmeye.. Yusufcuk teyzesini çok sevdi.. Ona güldü, iki küçük dişini gösterdi, oynadı, oynadı, oynadı... Hatta yürüyerek kucağına gitmeye çalıştı.. İrem de öptü, öptü sıkıştırdı oğlumu..
Bir süre sonra Yusufcuk sıkılmaya başlayınca İrem'in anahtarlarından masadaki tuzluğa, parmak kuklamızdan kafeslerdeki kuşlara kadar herşeyi kullanıp onu oyalamya çalıştık.. Bu arada yemekler geldi ve bir yandan da yemek yemeyi başardık.. Yaklaşık iki saat sürdü ama olsun :)) İrem, "Çok beğendim buranın yemeklerini.." dese de bizim yüzümüzden yiyemedi aslında, gördüm :(( Pilavı soğumuş, etleri donmuştu resmen.. Hadi ben alışkınım da o unutmuştur bu "soğuk" yeme tarzını.. Karakuzumuz dört yaşında ne de olsa..
Bir yandan gülerek, bir yandan Yusufcuğun sedirden sarkmak suretiyle yere inmesini engellemeye çalışarak, bir yandan da ilginç kareleri fotoğraflayarak yemek yemeye çalışırken yan masamıza küçük kızları olan bir aile geldi.. Ay Yusufcuk nasıl sevindi, nasıl sevdi ablasını anlatamam.. Onu seyrederken ben de kaç lokma mamiş attım ağzına, yuttu ferketmeden :)) -fırsatçı anne iş başında-
Yusufcuk ve küçük abla -Elifmiş adı-
Minişim İrem teyzesinin yardımıyla "Ce eee" yaptı ablasına :))
Nihayet yemeklerimizi bitirmeyi başarıp masayı boşalttığımızda -gerçi bu arada gıcık bir garson çok sinirimi bozdu ama neyse, yazmayayım şimdi uzun uzun- Yusufcuk masanın üstüne çıktı.. O sırada başlayan müziğe dayanabilir mi? Asla... Dakikalarca oynadı oynadı durdu.. İremcim öldü gülmekten "Bu küçücük boyuyla mı yapıyor bunları.." diye :)) Sonra meyve geldi.. Bizim üzüm delisi Yusufcuk atıyor ağzına bir üzüm, oynuyor.. Üzüm bitince duruyor, veriyoruz ağzına, bir daha oynuyor -çok harika bir ritim duygusu var maşaallah- Bu böyle sürüp giderken arka masadaki amcanın çok hoşuna gitmiş, Yusufcuğa seslendi.. O da çırpına çırpına gitti dedenin yanına :)) Amca alkışladı, miniğim oynadı, amca alkışladı, miniğim oynadı :)) İrem de ben de öldük gülmekten..
Neyse, bir ara saate bir baktım, üç saat olmuş geleli.. Vakit nasıl geçmiş anlamadım.. Böyle arkadaşlıkları çok seviyorum işte.. "Bitse de gitsem.." dediğim sohbetler öldürür beni.. Üç saat boyunca kudurukluğun zirvesinde dolaşan Yusufcuk sonunda yoruldu ve uykusu geldi.. Ama bu bizi rahatlatmadı tabii.. Uyuyamadıkça daha da sinirlendi, huysuzlaşmaya başladı.. Artık fotoğraf çekmemiz bile batmaya başladı minnoşa :))
O karmaşada ne sofranın fotoğrafını çekebilmişiz ne de İremcimle ikimizin yan yana bir fotoğrafı var.. Eve gelince hatırladım, naneli ayranın tarifini de almayı unutmuşum yaa.. Hem de konuşmuştuk İremle yemek yerken.. Öff öff..
Bu da tatlı günümüzün tatlı hatırası.. Teşekkürler İremcim..
.....................
Aslında bu yazıyı cumartesi akşamı yazacaktım ben ama İrem bizi eve bırakıp Yusufcuk da uyuyup uyandıktan sonra Siteler'e götürdü Ozan bizi.. Hala bazı mobilya eksiklerimiz var da :(( Saatlerce mağaza mağaza dolaşmaktan eve geldiğimde kulaklarım bile uğulduyordu.. Yusufcuğu uyutup zor attım kendimi yatağa..
Dün de bizim müteahhitlik dehasının doruğuna ulaşmış müteahhit yüzünden yine oradan oraya taşıdık eşyaları !! Yusufcuğun yatağını oturma odasına almıştık önce, sonra orası soğuk diye iki odanın yerini değiştirdik ve yatak odamızı en sıcak yere taşıyıp Yusufcuğun yatağını da yanımıza aldık.. Ama bir senedir boş duran yan dairemiz kiralanınca işler yine karıştı.. Bizim yatak odamız, diğer dairenin mutfağıyla bitişikmiş!! Daha önce hiç rastlamadım böyle birşeye yaa.. Tam Yusufcuğu yatırıyorum, yan taraf başlıyor bulaşık yıkamaya, "Ğoorrr" musluk sesi.. Tencereler yıkanıyor, dambur dumbur.. Benim küçük tilkim dikiliyor ayağa.. Ee insanlara da "Benim oğlum uyuyor, mutfağı kullanmayın.." diyecek halimiz yok.. Küçük çalışma odamızı boşalttım, Yusufcuğun yatağını, salıncağını vs. oraya koyduk akşam.. En azından gündüz orada yatar sessiz sessiz.. Gece de yanımda uyuyor zaten ..
( Bu arada geçen gece yataktan düştü Yusufcuk.. Uyurken, hani şu dinlenmek için yaptığımız hareketsiz eylem sırasında!! Adetidir, yatağa çıktığı zaman geri geri emekler, aşağı iner, sonra cik cik mızıldar, elimi ayağının altına koyarım, yatağa tırmanır, çıkınca yine geri geri emekleyip aşağı iner.. Oyun bu :)) Uykuda da öyle yapmış, geri geri emeklemiş.. "Tong" diye bi ses geldi, fırladım yerimden baktım Yusufcuk yerde ama dizlerinin üstünde oturmuş bana bakıyor.. Allahtan ki geri geri düşmüş, başı hatta sırtı bile değmemiş yere ama ondan beri çok korkuyorum.. Artık yatağını da taşıdığım için yanımda yere yatak yapacağım meleğime..)
Oğluşumun odasını temizleyip yerleştirince hemen bir jelibon partisi düzenledik :)) Eee ne de olsa kaybettiğimiz kaloriyi hemen yerine koymak lazım, Allah korusun kilo falan veririm sonra :P
Yusufcuk jelibon partimiz boyunca bizi yanlız bırakmadı tabii :))
Önce uzaktan baktı baktı, sonra dayanamadı daldı jelibonların içine.. Ama Allahtan ki hiç sevmedi.. Bizim canı çeker diye verdiğimiz minicik bir parçayı bile çıkardı hemen ağzından yüzünü buruştura buruştura :))
.......................
Bu aralar bir sevinç var içimde.. Ramazan geliyor diye galiba.. Hem gözü hem gönlü doyuran iftar sofralarını, mahmur sahurları, heyecanla beklenen akşam ezanını özlemişim ben.. Bizim bücürük hala tüm gün boyunca benden geçindiği için oruç tutup tutamayacağımı bilmiyorum ama - vücudun aşırı susuz kalması anneye çok zarar vereceği için emziren annelere oruç tutmama izni vermiş dinimiz- yine de Ramazan'ın bereketini, güzelliğini iliklerime kadar hissetmek istiyorum.. Bunun için dua ediyorum..
Şimdiden hayırlı Ramazanlar herkese..










